Buradasınız : Ana Sayfa //Film Yorumları//Açlık Oyunları (Hunger Games) Filmi Yorumları

Açlık Oyunları (Hunger Games) Filmi Yorumları

Suzanne Collins’in birçok best seller listesine girmeyi başaran üçlemesinden (Açlık Oyunları, Ateşi Yakalamak, Alaycı Kuş) ilki olan, Açlık Oyunları kitabını okuyanların ilk aklına gelen, bu kitabın filmi çekilmeli olmuştur. Serinin 3 kitabını da okuyan biri olarak özellikle de birinci kitap olan Açlık Oyunları‘nın sinemaya uyarlanmış halini görmek için can atıyorum. Açlık Oyunları (Hunger Games) Filmi Fragmanından izlediğim ve IMDB (8.2 puan) puanlarına göre film beklentileri karşılamış gibi görünüyor. Bugün( 23 Mart 2012 Cuma) gösterime giren filmi ilk fırsatta izleyip yorumlarımı sizlerle paylaşacağım. Siz değerli okuyucularımızda yazımızın altında bulunan yorum panelinden yorumlarınızı paylaşabilirsiniz.

Açlık Oyunları Filmi

Açlık-Oyunları-Filmi-izle

Etiketler: , , , , , ,

5 Yorum yapılmış " Açlık Oyunları (Hunger Games) Filmi Yorumları "

  1. alara dedi ki:

    bence müthiş bir filmdi..Ben bayıldım diye bilirim hele rue nun ölüm sahnesinde ağladım ve oyuncular kişilikleri çok iyi anlatmış..Ama peeta,katniss ve gale arasındaki bağıntıyı biraz daha açabilirlardi..Ayrıca bilmem dikkatinizi çektimi ama ilk başta ve en sonda ölen haraçlar için top atılmasına rağmen ortalarda ölenler için o kadar top atılmadı bu küçük ayrıntılar dışında film güzeldi hatta hayranlık derecesinde güzeldi diyebilirim.Hepsinin ellerine,emeklarine sağlık :))

  2. CoNTRoLLeR dedi ki:

    ‘Açlık Oyunları’ tam zamanımıza uygun bir masal gibi açılıyor. ‘Gelecekte’ bir zaman; tarihinde ciddi bir halk ayaklanması yaşamış totaliter, bilgisayar oyunları kıvamında mitolojiye aşina bir gösteri toplumu her yıl bir yarış düzenler. Mıntıkalara ayrılmış ülkenin her mıntıkasından kurayla seçilmiş ‘haraç’ adı verilen 20 küsur genç, ‘Survivor’ benzeri bir yarışmada birbirleriyle ölümüne savaşırlar. Sadece bir tanesi galip gelir ve servete, şöhrete boğularak toplumun seçkinler sınıfına (onun ‘starlar’ kastına, daha doğrusu) dahil edilir.

    Gösteri toplumlarının ‘tavşana kaç, tazıya tut’, ‘hem gözdağı hem ödül’ mekanizmalarını günümüz toplumlarında belirmeye başlayan genel bir hoşnutsuzlukla çakıştıran ve bunu epey süre bir ‘V for Vendetta’ enerjisiyle götüren film, ikinci yarıda ‘Alacakaranlık’ dizisi sularına gömülerek Atlantis gibi kayboluyor. Devam filmleri geleceğe benzer. ‘O ucu görünen olan halk ayaklanmasına ne oldu, en tepedeki adamın aklından neler geçiyor?’ diye şimdilik sormayacağız. Filmin kendisinin de bu haliyle bir çeşit ‘arkası yarın’ manipülasyonu olduğunu, günümüz gösteri toplumunun diziler mantığını kullandığını öne sürmek mümkün. Gene de, şovlarında yanlış hesap yapan televizyon prodüktörünün layıkının baldıran zehiri olduğu ‘esprisi’ bu tip şovların günümüzdeki örneklerinden gına getirmiş seyirci için şimdilik züğürt tesellisi olsun. (Şekilli sakallı, havalı TV host’unun adı Socrates değilse de Seneca.)

  3. ZEYNEP dedi ki:

    size katılsam da sayın Keneger,yine de film izlemeye değer filmler arasındadır bence,evet bazı yerlerde, kitabı okuyan biri olarak,verilmek istenen duyguyu alamasam da bazı bölümlerde de tüylerimin diken diken olduğunu itiraf etmeden geçemeyeceğim,hatta gözlerimin dolduğunu..;) abartıp,bugün bir ara gidip Katniss’e bir bakayım,acaba şu an ne yapıyorlar bile dedim kendi kendime :-))I love Katniss & Peeta 🙂

  4. ENEGER dedi ki:

    Suzanne Collins’in Açlık Oyunları kitabından sinemaya uyarlanan Açlık Oyunlar’ı filmini, yazarın üçlemesini okuyan birisi olarak izledim.Beraberim de kitabı okumayan arkadaşımda vardı böylece kitabı okumayan birininde görüşlerini elde etmiş oldum.
    Öncelikle tuhaf bir çelişki içinde kaldığımı söylemeden geçemiyeceğim. Çünkü kitabı okumanın da ve okumamanın da dezavantaja döüştüğünü fark ettim.
    Şöyle ki kitabı okumayanlar için bence konunun anlaşılmasında büyük önem arz eden Açlık Oyunlarını oluşturan ve iten kısımlar, Peeata-Katniss-Gale arasında ki ilişki, Katniss’in profili ve yaşam mücadelesi kitapta çok ayrıntıları anlatılmasına rağmen yüzeysel ve okumayanların anlamasını ve ilişkilendirmesini zorlaştırıyor. Verilmek istenenler okumayanlardan acısından buda nerden icap etti, ne alakası var gibi sorulara da yol açıyor. Diğer taraftan kitabı okuyanlar açısından beklentinin çok yüksek olması ile film içerisinde kendinizi kitap içindeki detayları arar bir şekilde buluyorsunuz. Kendi hayal dünyanız da yarattığınız ile sürekli karşılaştırı ve eleştirir durumdan sadece sizce oturan bölümleri beğeniyorsunuz.
    Sonuç olarak çok büyük beklentiyle vizyona giren hatta gösterime girmeden yüksek puanlar alan film vasatın üstüne çıkamamış.

  5. CoNTRoLLeR dedi ki:

    Kitabını okudum ve çok beğendim, filminin çekilmesi de ayrıca sevindirici..Bugün vizyona girdi, en kısa zamanda filmi izleyip yorumumu buraya yazacağım..

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap