Buradasınız : Ana Sayfa //Sağlık//Demet Dedeoğlu Nasıl Zayıfladı?

Demet Dedeoğlu Nasıl Zayıfladı?

Demet Dedeoğlu Kimdir?

Merhaba, ben Demet Dedeoğlu. 01.12.1982 yılında, üç kardeşin ortancası olarak Ankara’da doğdum. Liseyi bitirdikten sonra çalışmak zorunda kaldım ve iş hayatı serüvenim böylece başladı. Özel bir firmada temizlik personeli olarak çalışmaya başladım. 10 yıldır hala aynı işyerindeyim.

2004 yılında evlendim, 2008 yılında bir tanem oğlumu kucağıma aldım.
Sosyal bir insanım. Arkadaşlarımla faaliyetler yapmaktan çok hoşlanırım. Oğlum Efe ile oynamak vakit geçirmek olmazsa olmazım. Sohbet etmeyi çok seviyorum ama yazmayı daha çok! Gülmeyi ve insanları güldürmeyi seviyorum. Önceden olsa yemek yemekte vazgeçilmezlerim arasında yer alırdı. O kadar çok yiyordum ki, diğer saydıklarıma zaman kalmıyordu.

Aynı zamanda Edebiyat Bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim. İnşallah okulumu bitireceğim. Kısacası bende sizin gibi ve hayatın bana getirdiklerini hep gülümsemeyle karşılamaya çalışan biriyim.
Bugün de hayat size beni getirdi. Gülümseyerek karşılayın beni ve severek okuyun sayfamı. Obezite ile mücadele de minnacık bir katkım olursa ve kilolar yüzünden hapsolduğunuz karanlığa kibrit ateşi kadar ışık olabilirsem ne mutlu bana.

Demet Dedeoğlu Nasıl Zayıfladı?

Ben bebekken topaç, çocukken toplu, ergenlik döneminde balık etli ve sonrasında obezdim.
Genelde kilolu insanlar zayıflama konusunda her şeyi bilirler. Bende çok iyi bilirdim. Rejim listeleri, spor programları, diyet ürünler vs.

20130116-185131.jpg

Ama bilmek yetmiyordu iş uygulamaktaydı bu saydıklarımı. Uyguluyordum da aslında ama bir yerde tıkanıyordu. Sonra ne mi oluyordu. Tabi ki kat kat alınan kilolar.
Sonra bir gün dedim ki kendime ben hayatı diyet listesi tadında rutin yaşamıyordum ki. Şartlandıkça da olmuyor zaten. Yasaklar daha da cazip geliyor. Ben bir adım ileri gitsem, on adım geri gidiyorum. Bir de çok halsiz ve mutsuz oluyorum.
Adetler, gramlar, kaşıklar bunları çıkarmam lazım diyet listemden. Liste neymiş dedim. Evet! Ben diyet yapmayacağım beslenme tarzımı değiştireceğim. Benim iskeletimde diğer insanlar kadar ince. Ben içimde sakladığım o ince, narin, fit demet var ya onu sağlıklı besleyeceğim ki o kocaman yağ hücrelerim küçülsün o da orada ezilmekten esaretten kurtulsun.
Kendime küçük bir tabak aldım önce. Kaşık kaşık saymayacaktım. Sonuçta bir tabak yiyecektim. Hiç yemek konusunda 30 yaşına kadar limitim olmamıştı ki o nedenle tam tabak yemem lazım ki mutsuz olmayayım şartlanmayayım.
Ben hem bir anneyim hem de bir eşim. Mutfak benden soruluyor ya birazda yemek yapma tarzımda değişiklik yapmam gerekiyordu. Yağ miktarını, tuz miktarını azalttım. Sebze yemekleri vazgeçilmezim oldu. Hepimizin mutfağında ne pişiyorsa benimkinde de o pişti ama daha masum. Yağsız, az tuzlu ve genelde haşlama.
Kilolarım zaten vücudumu çok yoruyordu. Spor salonları hem motivasyonumu düşürecekti hem de bütçemi sarsacaktı. Mutsuz olmamam lazımdı. Hem niye mutsuz olayım ki diyette miyim?
İşe gidip gelirken önce bir durak önce inip yürüdüm. Bayağı işe yaradı. Sonra iki durak, zaman geçtikçe üç, dört, beş derken şimdi neredeyse işe yürüyorum.
Bana kilo aldıran şeylerin başında abur cubur ve atıştırmalıklar geliyordu. Temkinli olmakta fayda vardı, çantamda mutlaka 1-2 adet ya meyve ya da evde kendi yaptığım kepekli bisküvi taşıdım. Bu arada oğlumun düzenli beslenmesini asla aksatmadım. Büyüyüp gelişmesi için ihtiyacı olan her besin grubundan aldım ve sağlıklı yemekler pişirdim ona.
Önce pazara markete gitmeye üşenen ben, biraz daha hareketi artırmak için toplu alışveriş yapmadım. Bir günde üç dört kere markete gittim. Pazarıma da aynı şekilde…
İş yerinde asansör kullanmamaya başladım. Önce bir kat çıkınca yoruluyordum sonra iki sonra iki kat, üç kat. Şuan bina 14 kat ama hiç yorulmadan çıkabiliyorum.
Zamanla kilo verdikçe hiç yapmadığım bir şeyi yapmaya başladım. İkramlara “hayır” demek. Ben bile şaşırıyorum bu halime.
O zamanlar ben bu halimle haykırıyordum da o yağların arasından sesim duyulmuyordu demek ki. Ben sağlıklı beslenip o devasa yağ hücrelerimi küçültünce şimdi ben var ya onun sesini duydum ve o gün bugün savaşın galibi o ses.
Biz genelde bayanlar gün yaparız. Pastalar, börekler, kızartmalar… Kendimden bahsederken demiştim çok sosyal biriyim diye. Şimdi bizim gün sistemi değişti. Pasta, börek ve kızartmaların yerini fırında tavuk, balık ya da salataya bıraktı. Bu ay gün bende. Meyve günü…
Arkadaşlarımda kilo verdi biliyor musunuz?
Dedim ya bize ne getirecek bilmiyoruz. Ama yaptığımız yanlışların cezasını mutlaka çekeriz. Çok kaçırdığım bir öğün, dışarıda yenilen bir yemek, diyette olsam kaçamak derdim. Cezası bir sonraki öğünde ödenir tabi ki. İşin özü ben vücudumun şifresini çözdüm. Sabırla ama hayatı zindan etmeden beslenme alışkanlıklarımı değiştirdim.
Obeziteyle mücadele etmek, bu savaşı başlatmak isteyen herkese başarılar dilerim.
Şunu unutmayın, yalnız değilsiniz. Çünkü hepinizin içinde ince, narin ve sağlıklı bir insan var. Onun sesine kulak verin ve bırakın bedeninizi, beyninizi ve hayatınızı o değiştirsin.
Teşekkürler.

Etiketler: , , ,

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap
Yandex.Metrica
Paylaş