Buradasınız : Ana Sayfa //Sağlık//Hüseyin Ağaoğlu Diyeti (Fatih Portakal)

Hüseyin Ağaoğlu Diyeti (Fatih Portakal)

Fazla kilo problemi, çağımızın hızla büyüyen ve baş edilmesi gün geçtikçe daha zor hale gelen sorunlarından bir tanesi olarak dikkat çekiyor. Gerekenden fazla kilolu olmak, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan birçok olumsuz  duruma yol açabiliyor. Tabi fazla kilolara sahip olmak hayatın sonu değil. İdeal kilomuza ulaşabilmek için bir çok farklı yöntem mevcut. Bunlar arasında spor, diyet, yoga, ilaç kullanımı (en tavsiye edilmeyen yöntem) gibi yöntemler mevcut. Ancak birçok diyet uzmanı kilo vermek ya da kilo almak konularının bütün yaşam tarzımızla alakalı olduğunu ve yalnızca diyet ya da spor yaparak hedefimize ulaşamayabileceğimizi belirtiyorlar. Bu yazımızda Fatih Portakal‘ın Türkiye Ses Ver sitesinin yazarlarından olan Hüseyin Ağaoğlu‘nun 1 ayda 8 kilo vermesinin hikayesini sizlerle paylaşmak istedik. Yazımızın devamında bulabilirsiniz…

Hüseyin Ağaoğlu Diyeti

Hüseyin Ağaoğlu Diyeti

Hüseyin Ağaoğlu

“Şimdi gelelim 1 ay boyunca neler yaptığıma ve kaç kilo verdiğime…

Balkan göçmeni bir aileden geldiğim için hamur işleriyle samimiyetimiz had safhadadır. Evvela muhteşem Boşnak böreği ile arama sağlam bir set çektim. Bunun yanı sıra her öğünde ve öğün dışı kaçamaklardaki kankam beyaz ekmeği de biraz buruk bir şekilde yanımdan uzaklaştırdım. Evet bunlar ilk günlerde bir hayli zorladı beni ancak insan vücudu nelere alışmıyor ki bunlara alışsın.

Yemek saatlerine oldukça dikkat etmeye başladım. Özellikle akşam yemeği saatinin 18:00’i geçmemesine özen gösteriyorum. Çünkü akşam alınan kalorinin vücut tarafından öğütülmesi bir hayli zor oluyor. Çünkü bedenimiz de tıpkı beynimiz gibi istirahat etmek istiyor yorucu geçen bir günün ardından…

Gün içinde ufak tefek atıştırmalar yaptım. Tam tahıllı gevrekleri sütle birlikte afiyetle yedim. Özellikle “kırmızı meyveli” olanına hasta oldum 🙂 Bir kase sütlü gevrek uzun bir süre tokluk hissi verebiliyor ve içerdiği kalori de 150-200 arası…

İçecek olarak mümkün olduğunca ayran ve elma suyu gibi daha hafif sayılabilecek olanları tercih ettim. Asitli içecekleri haftada 1 gün (kaytarma gününde) tükettim. Her fırsatta su içmeye özen gösterdim. Belli bir ölçüm yoktu ama bol bol içtiğimi söyleyebilirim(günde 5-6 büyük bardak gibi)…

Güne biraz erken başladığımız için (sabah 04:30 gibi) iki kahvaltı yapar idim eskiden. 05:00 ve 11:30 kahvaltıları vücutta bir hayli depolama yapardı ister istemez. Bunları da tek öğüne indirdim. Sabah evden çıkmadan dilediğimi(tatlı, tuzlu, vs.) yiyorum. Çünkü güne başlarken alınan enerjinin sizi bekleyen kocaman bir günde kiloya dönüşme şansı yok denecek kadar az. Öğlene doğru ise yukarıda bahsettiğim sütlü gevrek tarzı desteklerle durumu toparlayabildiğimi gördüm. Hiç yorgunluk hissetmedim, güçten de düşmedim.

Tabi bütün bunlarla vermedim bunca kiloyu…

Bu yaptıklarım ancak ve ancak sahip olduğum kiloyu korumaya yeterdi ve benim de istediğim buydu zaten. Kilo vermek için egzersiz ya da daha yorucu ifadeyle spor yapmak zorundayız. Ve ben de yıllardır ara verdiğim işlere geri döndüm, tabi yaşımın ve cüssemin el verdiği ölçüde…

Bir koşu bandında tempolu yürüyüşlerle başladım işe! Öyle ya; hareketsiz yaşam, her yere arabayla gitme sevdası, televizyon karşısında pinekleme, bilgisayar başında sabitlenme derken yürümeyi unutuyoruz günden güne… 2 günde 1 yaklaşık 1 saat boyunca ortalama 6,5 km hızla yürüdüm. 15’inci gün sonunda yürüyüşü koşuya çevirdim ve 9,5 km ortalamayla 10’ar dakikalık 3 periyot halinde koşmaya başladım. Tüm bu egzersizlerin yanında haftada 2 olmak üzere yıllarca formasını giydiğim amatör takımım (Bayrampaşa Altınaslar) ile yeniden antrenmanlara başladım. Tüm bu sportif faaliyetlerim akşam yemeğinden sonra olduğu için spor sonrasındaki yorgunluğumu sadece su ile giderdim.

Böyle böyle derken ilk günlerde çok zorlandığım bu düzen artık normal hayatım olmaya başladı. Yani ortada 3-5 gün sonra bırakılacak bir diyet programı falan yok. Sadece kilo vermek istediğim için bazı çok sevdiğim bazı yüksek kalorili yiyecekleri kıstım.

Sonuç olarak geride kalan 1 ayda tam 8 kilo verdiğimi görüyorum. Her gün üzerine çıktığım elektronik baskülüm de bu periyotta son derece düzen içinde olduğumu söylüyor. Zar zor giydiğim pantolonların şu anda üzerimden düşmekte olduklarını görüyorum, yüzüm toparlanmış, göbeğim gittikçe eriyor… E daha ne olsun!

Bu kadar çok kilo almamda da, 1 ayda bu kadar kilo vermemde de sorumlu aynı aslında. Beynim! Çünkü vücudumuzun hemen her yeri onun direktifleriyle hareket ediyor. O isterse bir kuzu da indirebiliyoruz, o “dur yapma” dediği anda elimizi bile sürmeden geçebiliyoruz. Nefis terbiyesi dedikleri şey bu galiba…

İnanıyorum ki bundan sonraki hayatım çok daha keyifli geçecek. Zira artık mümkün olduğunca her yere yürüyerek gitmeye çalışıyorum. 1 ay öncesine kadar 3 kat merdiven çıktığımda nefes nefese kalırken şimdi saatlerce yürüyebildiğimi görüyorum ve vücuduma yaptığım kötülüğün farkına varıyorum.

Bence fazla kilolarından şikayet eden herkes bir yerlerden başlamalı. Ben pazartesi değil cumartesi başlamıştım :)”

Etiketler: , , , , , , ,

5 Yorum yapılmış " Hüseyin Ağaoğlu Diyeti (Fatih Portakal) "

  1. turan özbek dedi ki:

    _ Sayın MEHMET EMİN KARAMEHMET Çukurova holdink yönetim kurulu başkanı sizin şirketiniz olan ve sizlerin başkanlıgını yaptıgınız. __Baytur İnşaatda kolumu kaybettim KARAMEHMETve yöneticiler sesimi duyun kolsuz yaşamak ne demek gelinde bir bana sorun vijdanlarınız varsa beni arayın bana ulaşın beni kendi yerinize koyun siz olsanız benim yerimde ne yaparsınız……. __Bursa yeşil şehir şantiyesinde iş kazası gecirdim malesef kolumu kaybettim şu an kolum yok işimde yok…… __Sayın patronum 02,03,1997 yılından bu tarafa çok madurum işten çıkarıldıktan sonra dahada çok madur kaldım tek carem sizlere ulaşmak. __Sizlere sesleniyorum Allah aşkına beni bir dinleyin bana baytur inşaatda tekrar iş verin meslegimi yapmak istiyorum….. __Tüm düyarlı ve Çukurova ve baytur müdürlerine sesleniyorum beni duyun yeter bunaldım….

  2. turan özbek dedi ki:

    sayın fatih bey işci olacagına zenginin köpegi ol derler ya dogru diyorlar
    ben çukurova baytur inşaatda kolumu kaybettim çok madur kaldım
    sayın karamehmet zenginligine zenginlik kattı müdürleri vilyalar aldı bu gariban turan aç acık kolsuz iş yok para yok herhes sefasını sürüyor kimse senin ne cektigini bilmez İŞ CİMİSİN KOY GİTSİN YENİSİ VAR NASILOLSA BU VİJDANSISLAR TOPRAGIN ALTINI HİÇ DÜŞÜNMÜYOR

  3. turan özbek dedi ki:

    Sayın MEHMET EMİN KARAMEHMET Çukurova holdink yönetim kurumu başkanı sizin şirketiniz olan ve sizlerin başkanlıgını yaptıgınız. BAYTUR İnşaat Bursa yeşil şehir şantiyesinde iş kazası gecirdim malesef kolumu kaybettim …
    Belki sizler bunu bilmiyorsunuz bana çok haksızlık yaptılar beni madur bıraktılar hem matti hemde manevi ne aradılar nede sordular şu an benim durumumu hiç kimse bilmez allah aşkına kendinizi benim yerime koyun bir düşünün kol yok iş yok iki tane okula giden çocuklarım var benim yerimde siz olsanız ne yaparsınız….?
    SAYIN patronum sizlerin vijdanlarına sesleniyorum beni UNUTMAYIN ilahi adalet var ben böyle oldum ya sizler ne olacaksınız hiç düşündünüzmü bir gün kolunuzu baglayın ve yaşamaya çalışın beni anlarsınız ….
    Herkez duysun sakın beni yanlış anlamayın kimseden mati yardım beklemiyorum.
    SAYIN karamehmettin işinde kaybettigim kolumu istiyorum
    Bu yazıyı okuyan Allah aşkına karamehmete ulaşalım.

  4. fatih alagöz dedi ki:

    günaydın fatih bey yorumunuz sunumunuz mükemmel

  5. ibrahim dedi ki:

    gunaydın fatıh bey bulu dortdıvan ılcesınden yazıyorum sorunumuz buyuk tavukculukla gecınen bır ılceyız sedas arıza ekıbını aldı 16 km uzaklıkta bulunan gerede ılcesıne aldı arıza oldugu zaman 2 saat te anca gelecek kısın kumeste olum oldugu zaman kımse kurtaramaz sesımızı nasıl duyuracaz

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap