Buradasınız : Ana Sayfa //Güncel Haberler//İhsan Eliaçık Kimdir? İhsan Eliaçık’ın Açıklamaları!

İhsan Eliaçık Kimdir? İhsan Eliaçık’ın Açıklamaları!

Son dönemlerde İslam camiasında adından sıkça söz ettiren İhsan Eliaçık, uzun tartışmalara neden olabilecek açıklamalarda bulundu. İlahiyatçı ve Yazar İhsan Eliaçık Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun programında; “Ben yeni bir din ortaya koymuyorum, dinin aslını anlatıyorum. Benim yaptığım olsa olsa sosyal İslâm’dır, sosyal İslâm’ı anlatmaktır” şeklinde açıklama yaptı.

ihsan eliaçık kimdir

İhsan Eliaçık

Eliaçık açıklamalarında daha çok siyasi olarak iktidarda olanlar hakkında söylemlerde bulundu.

İhsan Eliaçık’ın tartışma yaratacak bazı açıklamaları;

– “Kamu adamının bir evi ve mütevazı bir arabası olması yeterlidir. Fazlasını biriktirmesi haramdır”
– “Namazlı niyazlı olsalar da, inşallah maşallah diye konuşsalar da, mevcut iktidarın icraatlarına, zenginlik peşinde koşmalarına karşıyım… Sultan sofrasına oturan âlim fetva veremez”

– “Demek ki Amerika isteyince darbe oluyor, istemeyince olmuyor”

– “Kader veya takdir kavramı bir Kuran kavramıdır. Ancak ‘kadere iman’ bir Kuran kavramı değildir. Amentü duası da yoktur.”

Bu haberimize gönderilen bir mailide  cevap hakkı oluşmasından ötürü aynen yayınlıyoruz.( Silmek, bu tür haberleri yok saymak yerine insanların karşılaştırarak en doğruyu görüp – bulup anlamaları adına gönderdiklerinizi aynen yayınlıyoruz.Admin)

Sizden ricamız bu tür haberlere yer vermeyip silmenizdir. Aksi taktirde insanlarımız yanlışa yönebilir. Haberi silerseniz çok sevinirim.Rabbim yar ve yardımcınız olsun.Peygamberlerin ve Meleklerin dualarına nail olasınız./Amin

Bismillahirahmanirrahim.

Selamun Aleyküm Rahmetullahi ve Berakatü.

Haber sitenizde bulunan İhsan Eliaçık’ın bir sohbetinde Kadere inanmanın İmanın şartı olmadığı belirtilmiş. Oysaki Kuran-ı Kerimde;

Kamer Suresinin 52 ve 53.Ayetinde,

وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ   52.Ayet [İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.]

وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُسْتَطَرٌ  53.Ayet [Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.]

Tefsir:

“Nice nesiller vadelerini tamamlayıp bu dünyayı terkedip gitmişlerdir; ama bu hayatın sona ermesi yaptıklarının da silinip gittiği, olanların olmamış gibi kabul edileceği anlamına gelmez. Küçük büyük her eylem tek tek kayda geçirilmiştir, belgeler halinde korunmaktadır. Âyette somut bir anlatım içinde hatırlatılan bu gerçeğe iman eden bir kimsenin artık bile bile sicilini kirletici bir iş yapması akıl kârı değildir; fakat rasyonel düşünme anlamıyla akıl bütün davranışları disipline etmeye yetmemekte, bunun yanında aklı doğru kullanıp sonuçlar çıkardıktan sonra buna uygun davranma iradesini ortaya koymak, bu gerçeklerle ters düşen kişisel istek ve arzulara gem vurmak gerekmektedir. 17, 22, 32, 40. âyetlerde geçen “Düşünecek yok mu?” tarzındaki ilâhî çağrıya, bu defa 51. âyette hemen herkesin kolayca kavrayabileceği bir gerçeğe, daha önce nice nesillerin helâk edilmiş olduğuna dikkat çekildikten sonra bir kez daha yer verilmektedir.”[51-53]

Araf Suresinin 34.Ayetinde,

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ فَإِذَا جَاء أَجَلُهُمْ لاَ يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلاَ يَسْتَقْدِمُونَ   Araf  Suresi 34.Ayet [Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.]

Tefsir:

Şimdi sakın biz bu haramları yapageldik, bir felaketini görmedik, nice topluluklar da yapıyor bir şey olmuyor, demeyiniz. Çünkü her ümmet, az veya çok her topluluk, küçük veya büyük her toplum ve devlet için bir ecel; Allah katında tayin edilmiş ve kararlaştırılmış olan bir vakit ve mühlet vardır ki, azab veya helakleri ona bakar. Allah’a karşı peygamberlerini yalanlayanların, yalancıların, dinsizlerin, müşriklerin, isyancıların, günahkârların, edepsizlerin hepsi dünyanın her tarafında ve her zamanında birden bire cezalandırılıvermezler. Çeşitli ümmetlerden her birine ve hatta her ümmetten her ferde mahsus bir ecel, bir müddet sonu vardır. Birini şu kadar müddet içinde mahveden bir kötülük, diğerini mahvetmek için daha az veya daha çok bir müddete dayanmış olur. Şu halde ecelleri geldi, mühletleri bitti mi, bir saat geri kalamazlar, ileri de gidemezler. Yani o eceli ne bir an ileri çekebilirler, ne de geri. Ne uzatabilirler, ne kısaltabilirler. Biçilen vakti gelince ânı ânında derhal yakalanır, belalarını bulurlar. Bu müddeti ise ancak Allah bilir. Şu halde bir müddet devam eden bu müsaadeye aldanıp da sonsuza değin böyle gidecek sanmamalı, fırsat elde iken hemen tevbekâr olup bir an önce isyandan korunmaya ve Allah’ın emirlerine yapışmak sûretiyle geleceği temine çalışmalıdır. İbnü Abbas ve tefsircilerin çoğunluğunun tercihine göre bu âyetteki ecel, söz gelişine göre mutlak ömür mânâsına olmayıp, “azab ve helak eceli” demek olduğundan “her ümmetin bir eceli vardır” kanunu, fertleri dinlerine bağlı olan bir ümmetin, dünyanın sonuna kadar yaşayabilmesine engel değildir. Bundan günah ve ahlâksızlık içinde koşan kâfir ve âsi ümmetlerin bir müddet nâil oldukları görünüşteki refah ve safaya bakıp da arkalarına düşmemek ve onları bâkî kalacak sanıp da ahlâk ve hareketlerini ve medeniyet tavırlarını benimsenecek bir örnek saymamak gerektiğini anlamalıdır.

Sebe Suresinin 3.Ayetinde,

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَأْتِينَا السَّاعَةُ قُلْ بَلَى وَرَبِّي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ

ذَرَّةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَلَا أَصْغَرُ مِن ذَلِكَ وَلَا أَكْبَرُ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ   Sebe Suresi 3.Ayet [İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O’ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır.”]

Tefsir:

Öyle olmakla birlikte inkâr edenler, yani Allah’a o şekilde hamd etmeyip o sıfatlarını ve ahiret kudretini inkâr edenler dediler ki.. buradaki “vav” yemin vavıdır. Bu ifade kelimesinin sıfatıdır. Taberi’nin beyanına göre, “gayb”dan maksat, insanların henüz bilmedikleri mümkinat (olabilir şeyler) tır ki, gerek hiç yaratılmamış olsun, gerekse yaratılmış da henüz kimse bilmemiş olsun. Burada bu nitelikle niteleme iki nükte, iki ince mânâ ifade eder. Birisi geleceği haber verilen “saat”in, yani kıyamet gününün ne zaman geleceğini yalnız O’nun bildiğini anlatır; birisi de dağılmış parçaların toplanmasını uzak görerek, imkân dahilinde görmeyerek onu inkâr edenlere cevap noktasını gösterir. Bunun benzeri Kaf Sûresi’nde “Fakat yeryüzünün onlardan neyi eksilttiğini biz mutlak biliriz.” (Kaf, 50/4)dir. Yani ilmi böyle olan habîr, her şeyden haberdar, ve hakîme bu nasıl imkânsız olur? Ne göklerde, ne yeryüzünde zerre ağırlığı, yani en küçük karınca miktarı, ufak bir mikrop veya molekül O’ndan uzak kalmaz, ilminden kaçmaz ve ne o zerre ağırlığından daha küçüğü, atom, elektron, bir tek parça, parçalanmayan en küçük parça derecesinde en küçük sonsuz ne de daha büyüğü, tamamına varıncaya kadar hiçbiri O’nun ilminden gaib olmaz. Hepsi huzurunda apaçık bir kitaptadır. Tefsir bilginlerinin çoğu burada “Kitab-ı Mübin”i, “Levh-i Mahfuz” diye tefsir etmişlerdir. Fakat bunun “Yaş ve kuru hiçbir şey müstesna olmamak üzere hepsi apaçık bir kitaptadır.” (En’am, 6/59) âyetinde olduğu gibi, doğrudan doğruya ilâhî ilmi anlatıyor olması daha açıktır. Yani gaib ve hazırı ile bütün kainat, Allah’ın huzurunda apaçık bir kitap gibi açık, malum, besbellidir. Buradaki yukardaki fiiline bağlı ve O’nun hikmetini beyan içindir. Yani Allah’ın, o iman edip salih ameller işleyenlere mükafat vermesi için muhakkak o saat gelecek… O halde sözün özü şu oluyor: Hikmet o saatin gelmesini gerektiriyor. Hem gaybı, hem de büyük küçük, gizli aşikar, bütün parçaları ve bütünüyle tüm kainatı kuşatan kamil, mükemmel bir ilim var, bütün onları yoktan var eden kudret de var. O halde o saat neden gelmesin?

Bu ayetlerden anlaşılacağı üzere kadare inanmak İmanın 6 şartından biridir.

 

 

Etiketler: , , , ,

3 Yorum yapılmış " İhsan Eliaçık Kimdir? İhsan Eliaçık’ın Açıklamaları! "

  1. ahmet taşkıran dedi ki:

    Deniz Gezmiş ‘ler, bir zamanlar anadoluyu işgale gelen 6.Filo ‘yu taşlarla denize döker iken, İhsan Eliaçık; bizde Deniz Gezmiş ‘leri taşlıyorduk açıklaması yapmadı mı? Ben mi yanlış hatırlıyorum?

  2. Doğuş Sağlam dedi ki:

    Hulki Cevizoğlu kendini yüksek görme densizliği içerisinde “bana ‘sen’ değil ‘siz’ diye hitap et” diyerek insanlıktan uzak bir yaklaşım içine girmiş samimiyetsiz bir insandır. Bu ülkede ulusalcılık adı altında ırkçılığın yok edici ateşine odun taşıyan, önderi olarak gördüğü Mustafa Kemal’in : “Kurtuluş savaşımız bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı yapılmıştır.” sözüne rağmen kapitalizme tepkisini koyamayan ve işine geldiği zaman servetin, sermayenin, sömürünün ağzıyla konuşan biridir. Yazıktır. İhsan hocam siz çok değerli bir insansınız yolunuz açık olsun…

  3. turgay çelik dedi ki:

    Yakın zamanda sizi tanıdım.İsminizi her yerde anar oldum.Bu Ülkede beni her şey hayrete düşürürdü,siz bam başkalarım arasında girdiniz.Sizi izlemeye elimden geldiğince devam edeceğim.SELAMLAR.

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap