Buradasınız : Ana Sayfa //Biyografiler//Rüzgar Erkoçlar Kimdir?

Rüzgar Erkoçlar Kimdir?

O Artık Rüzgar Erkoçlar!

Kamuoyunun birkaç gün önce Erol Köse’nin Twitter hesabından attığı bir tweetle duyduğu ve ilk başta inanamadığı “Nil Erkoçlar Ameliyatla Erkek Oldu” haberi, bir kaç gün sonra netlik kazandı. Nil Erkoçlar gerçekten operasyonla cinsiyet değiştirip erkek olmuştu. Erkoçlar adını da değiştirerek Rüzgar Erkoçlar oldu.

---Reklamlar---

Rüzgar Erkoçlar Kimdir?

Rüzgar Erkoçlar Kimdir?

Erkoçlar’ı çoğumuz Emret Komutan’ım dizisindeki rolüyle tanıyoruz ancak ünlü isim 10 yaşından beri televizyon dünyasında yer alıyor.

Nil Erkoçlar Erkek Hali

Nil Erkoçlar Erkek Hali

Rüzgar Erkoçlar Kimdir?

26 Mart 1986 yılında İstanbul’da doğdu. Suadiye Lisesi’nden 2002 yılında mezun oldu ve daha sonra TÜRVAK’da Sinema Oyunculuğu okudu.

ICON TALENT’da bağlı olan Nil Erkoçlar, 10 yaşından beri tv dünyasında çeşitli projelerde yer almıştır.

İlk olarak Hülya Avşar Molped rekamı ile televizyonda görünen oyuncu daha sonra dizi projeleriyle ekranda göründü. Sırasıyla Seni Yaşatacağım, Bütün Çocuklarım, Emret Komutanım, Üvey Aile, Elif, Maskeli Balo ve Çakıl Taşları dizilerinde rol aldı. Sine Show adlı programında sunuculuğunu üstlendi ve son olarak Cem Yılmaz ile Türk Telekom şirketinin reklamında oynadı.

20130223-220835.jpg

Ayşe Arman Rüzgar Erkoçlar Röportajı

26 yaşında. Oyunculuğa 10 yaşında reklam filmleriyle başlıyor, 15 yaşında Molped reklamında oynuyor, sonra dizi oyunculuğuna geçiyor. Sadece yetenekli değil, çok da güzel bir kadın. Fıstık gibi. İşte aynı Nil, şu anda karşımda erkek olarak duruyor. 3 hafta önce, ameliyatla erkek olmuş. Gazetelerde çıkan haberler doğruymuş. Fakat sadece bedeni değil erkek olan. Karşımdaki erkek, yeni adıyla Rüzgar, gerçekten bir erkek. Bütün enerjisi, verdiği his, beden hareketleri, konuşması, sesi, mimikleri…İnsan hayret ediyor. Kollarındaki dövmeler, oturması, kalkması, yürüyüşü… Ve göğsü dümdüz. Memeleri yok edilmiş. Bacağından da erkek cinsel organı yapılmış. 20’li yaşlarında yakışıklı, alımlı bir erkek. Her şeyiyle erkek, güzel bir erkek. Kadınken de güzelmiş o ayrı. Ve o güzel kadın bedeni, 26 yıl boyunca içinde bir erkeği gizlemiş. Hatta hapsetmiş. Ve sonunda Rüzgar Erkoçlar, kendi özbenliğine kavuşmuş. Hakkında çıkan haberlerin aslını, birinci ağızdan duymanız için bana aşağıdaki röportajı verdi, yoksa konuşmaya, ortalığa çıkmaya niyeti yok…Büyük mücadeleler vermiş bu genç adama şans diliyorum. Ben onu çok sevdim. Yolu açık olsun.

20130224-200106.jpg

Farklı olduğunu hissettiğinde kaç yaşındaydın?

- 5 ya da 6…

Neydi peki farklılık?

- Görüntüm kızdı ama diğer kız çocukları gibi değildim. Barbie’lerle, bebeklerle oynamıyordum. Aklım fikrim erkek oyunlarındaydı. Evcilik oynanacaksa da ben mutlaka baba olacaktım. Sonra futbol oynamayı seviyordum. İyi de oynuyordum. Mahallede takıldığım çocukların hepsi erkekti. Farklıydım işte. Tam adını koyamıyorsun ama içinde hissediyorsun. 14’üme geldiğimde anladım ki, ben kız filan değilim, basbayağı erkeğim.

Ailen?

- Bana çok destek oluyorlar, hep oldular. Ama onların da yaşananları kabul etmeleri kolay olmadı. Ben ortanca çocuğum. Bir ablam, bir de kız kardeşim var. Bizimkiler benim erkek olmamı çok istemişler. Ama kız doğmuşum. Biyolojik olarak tabii!

Küçüklüğünde etek, elbise giydirilince rahatsız oluyor muydun?

- Hem de nasıl. 10 yaşında filandım, bir çocuk markasının erkek reyonundan şort veya tişört aldı annem, daha doğrusu ben seçtim, o da itiraz etmedi. Dünyalar benim oldu! İçinde kendimi en rahat hissettiğim giysilerimdi. Saçlarımı, Amerikan tıraşı kestirince de kendimi çok beğenmiştim. O halimle bir akrabamızın düğününde kızlar tuvaletine girecektim, orada çalışan biri, “Oraya giremezsin! Erkeklere girmen gerekiyor” demişti de ne kadar mutlu olmuştum. İçimde bitmeyen bir savaş vardı, ruhumla bedenim arasında…

20130224-200243.jpg

Peki içindeki bu savaşı birilerine anlatabildin mi?

- Hayır. Çok uzun süre kendi içimde yaşadım. Zaten konduramıyorsun da kız gibi hissetmiyorum ama hissettiğim şeyin tam adını da koyamıyorum. Ergenlikte duvara tosladım. Çünkü fark ettim ki, kızlardan hoşlanıyorum. Tıpkı bir erkek gibi. Ama bir kadın bedeni içindeyim. Bu korkunç bir şey! İmalat hatası. Kadınları beğeniyorsun, onlardan heyecan duyuyorsun ama senin ambalajın da kadın. Üstelik güzel bir kadın. Fakat eşcinsel değilsin. Ben lezbiyen olmadığımı biliyordum. Hep doğuştan bana verilmiş o biyolojik bedenden kurtulmak istedim. Onu kırıp çıkmak, özgürlüğe kavuşmak istedim…

Peki regl olduğunda ne hissettin?

- Çok geç regl oldum. Lise sondum. Zaten kız bedenimdeki her şey çok geç gelişti. Memelerim de geç çıktı.

20130224-200330.jpg

“Daha zayıf olayım, kadınsı kıvrımlarım olmasın” gibi düşüncelerin…

- Yok, zaten zayıftım. Çok fazla ‘kadın formu’nda değildim.

Peki ruhsal olarak ne tür değişimler yaşıyordun?

- Hapishanede gibiydim. İçinden kıstırıldığım bedenden sürekli çıkmak, kurtulmak istiyordum. Bedenim kadındı, ruhum erkek. Ve nasıl yaparım da bedenimi ruhumla özdeşleştirebilirim diye uğraşıyordum. Sırf ruhsal tatmin için gidip erkek dükkânlarından alışveriş yapıyordum ama o da kesmiyordu. Hep bir şeyler eksik kalıyordu.

Lisede filan hiç zorluk yaşamadın mı?

- Yaşamaz mıyım, yaşadım ama hep içimde. Diğer kız arkadaşlarım nasılsa, ben de öyleydim görünüşte, hep etek giymek zorundaydım. Öyle görünmez listeler var, kadınsan şunları şunları yapacaksın, erkeksen bunları, bunları. Ben hep “Başkaları ne der?” düzenine göre hayatımı sürdürdüm.

Şu an karşımda bir erkek duruyor. Ama google’daki fotoğraflarına baktığımda da çok güzel bir kadın…

- Bu benim hem ödülüm hem lanetim. Bu dünyaya kadın bedeninde gelmişim, üstelik güzel bir kadının bedeninde. Güzellik tuhaf bir şeytan tüyü. Küçüklüğümden beri, “Ne güzel bir kızsın sen!” laflarıyla büyüdüm. Güzel olmak karşılıksız sevilmemi sağlıyordu. Beni hiç tanımayan insanlar sırf şirin, tatlı, güzel buldukları için benimle ilgileniyorlardı. E bu da kimsenin kolay kolay vazgeçebileceği bir şey değil, hepimiz sevilmek istiyoruz. Ama ne yazık ki, kendimi bir gün olsun kadın gibi hissedemedim.

Oyunculuk kariyerin…

- 10 yaşındaydım annemle birlikte bir cast ajansına yazıldım. O gündür bugündür oyunculuk yapıyorum. Reklamlarla başladım, sonra diziler geldi. İlki Molped reklamıydı, 15 yaşındaydım o zaman. İlk dizim ‘Seni Yaşatacağım.’ Berna Laçin’in kızını oynadım, sonra Kadir İnanır’la oynadım ve gerisi geldi, 16 senedir bu sektörün içindeyim…

Oyunculuğunun, durumunu gizlemekte bir faydası oldu mu?

- Oldu. İyi oyuncuymuşum demek ki, kimse bir şey anlamadı. Ama ‘hayatımı kolaylaştırdı mı’ diye sorarsan, hayır. Düşünme fırsatım bile olmadı. Sürekli çalışıyordum. Hiç durmadan. Kendi içime dönüp düşünebileceğim bir zaman kalmıyordu bana. Sadece iş. Sadece iş. Ve o işin ardı arkası kesilmedi.

Peki bu kadar güzel bir kadına asılmıyor muydu adamlar?

- İşte esas sorun oydu. Erkekler sürekli laf atıyor, beraber olmak istiyor, anlatamıyorsun. Hep susmak zorunda kalıyorsun. Her şeyi kendi içimde yaşadım. Ben kadın bedeniyle oyunculuk yaptığım dönemde, bir görüşmeye gideceğim zaman, o dişi kıyafetleri giymeden banyoda ağlardım. Çok zordu. Parlatıcı sürmek bile işkence gibi geliyordu bana. Kadınların hoşuna gider güzelleşmek, süslenmek, makyaj yapmak ama ben kadın değilim ki, nefret ediyordum. Hele topuklu ayakkabı giymek… Şu an o kadar rahatım, özgürüm ki, oynamama gerek yok, kendimim. Senelerce oynadım. Tamam dizilerde oyuncuydum ama onun dışında kendi gerçek hayatımda da oynuyordum Nil diye bir kadını. Sadece kamera önünde değil yani. Sete gittiğimde de bir kadın gibi davranmam gerekiyordu, el hareketlerimden mimiklerime kadar, oysa içimde fırtınalar kopuyordu…

Ailenden kimse, “Tedavi olacaksın. Psikiyatristlere götüreceğiz seni. Düzelteceğiz” filan demedi mi?

- Ben içimdekileri dışa vurmuyordum ki. Anneme 5 sene önce anlatmaya başladım. 5 yıl önce ona dedim ki “Ben kadınlardan hoşlanıyorum!”

Eeee…

- “Nasıl yani?” dedi. Beni lezbiyen zannetti. Yanlış anlamasın diye, “Ama ben eşcinsel değilim” dedim, “Kadınlardan kadın gibi hoşlanmıyorum, kadınlara karşı erkek gibi hissediyorum.” Zaten o yüzden bu yola girdim, o yüzden ameliyat oldum, o yüzden hormon alıyorum. Özüme dönüyorum. Özüm bu benim. Bir bütün olmaya çalışıyorum. İnsan her şeyden önce kendini sevmeli, ben kendimi sevmiyordum, kendimle barışık değildim. Ancak bu ameliyattan sonra barışabildim.

Ameliyatı olmaya ne zaman karar verdin?

- Son bir senedir yaşadığım psikolojik sorunlar çok ağır gelmeye başladı. Tamam çevreye karşı rol yapıyordum ama artık bünyem kaldırmamaya başladı. Kadınsın ve oyuncusun ya, “Niye hep kısa saçlısın?” diyorlardı, gittim saçlarıma kaynak yaptırdım. Bir taraftan da işimi iyi yapmak istiyordum fakat böyle davrandıkça da kendimden uzaklaşıyordum. Bu çelişkiler yüzünden sorun ağırlaşıyordu.

Peki insan ameliyata girerken ne hissediyor?

- Girerken değil de, çıktığımda ne hissettiğimi söyleyeyim: Yeniden doğmuş gibi hissettim. Nil öldü, Rüzgar doğdu.

Göğüslerin kesildi mi?

- Evet. Penis mi yapıldı?

- Evet. Bacağımdan kemik alındı, üzerine bir de kas dokusu eklendi. Hormon almak nasıl etkiliyor insanı?

- Sinirli oluyorsun. Yavaş yavaş kafa yapının da değiştiğini görüyorsun. Şu an daha iyiyim. Daha alışmış durumdayım. Ama cinsiyet değiştirme operasyonu ve süreci gerçekten zor ve eziyetli. Kimse bunu spor olsun diye, zevk olsun diye yapmak istemez. Katlanması kolay bir şey değil. Buna katlanıyorsan demek ki ortada 26 yıldır süren bir zorunluluk hali var.

Bu kadar set, diziler, insanlar… Hiçbir şeylerden şüphelenmiyorlar mıydı?

Bu kadar mı iyi gizliyordun?

- Evet iyi gizlemişim. Zaten işime gidiyordum, merhaba, merhaba, işi bitirip eve dönüyordum.

Peki adamlar memene bakıyorlar, popona bakıyorlar, yatağa atmak istiyorlar…

- Kusacak hale geldim. Bir yere kadar ruhun dayanıyor sonra mümkün olamıyor. Artık ben bu bedenle devam edemeyeceğimi anladım. Ya bu beden bitecekti ya da ben…

Bunun dışında gizli bir hayatın var mıydı?

- Ben hayatım boyunca hiçbir erkekle birlikte olmadım, sevişmedim. Hiç erkek sevgilim olmadı. Hoşlanan insanlar oldu ama cinsel olarak hiçbir erkekle olmadım. Hep kadınlarla birlikte oldum. Ama bunu saklamak durumundaydım. Bir dizi yemeği oluyor mesela, “Erkek arkadaşın gelmiyor mu?” Hani “sevgilim sevgilim” diye lafını ediyorum ya, “Nerede sevgilin?” diyorlar, “Niye getirmedin” diyorlar, her defasında bir başka yalan söylemek zorunda kalıyordum.

Peki içince… İçindeki erkek ortalığa çıkmıyor muydu?

- Hayır hiçbir zaman.

En zorlandığın dönem hangisiydi? Şimdi mi?

- Hayır, şu an bir kalıbın içinden çıkıp, özgürlüğüme kavuştuğum dönem. Kendimi kuşlar kadar hafif hissediyorum. Çünkü yalan konuşmaktan nefret eden bir insanım ve hayatım yalandı. Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım.

Burada insan birini suçluyor mu? Ya “Ben neyim?” diye kendi kendine kahrediyor mu?

- Yok kimseyi suçlamadım. Erkek olduğumu biliyordum. Bu konuda bir tereddüdüm yoktu. Sorun, kendimi yansıtamıyordum. O yüzden de kimseyle samimi olamadım, hep bir mesafe vardı insanlarla aramda. Bir ortama girmek istemiyordum, sohbet etmek istemiyordum, çünkü ben, ben değildim. İşim biter, ben giderdim.

Bu anlattığın 26 yıllık yalnızlık…

- Biraz öyle. Her şeyi kabul ederek bu yola girdim. İnsanların beni kabullenmesini de beklemiyorum. İsteyen eder, istemeyen etmez. Ama benim gerçeğim bu, ben erkektim, sadece bedenim farklıydı, şimdi özüme döndüm.

Ameliyata nasıl karar verdin?

- Hep erteliyordum. Biraz sonra, biraz daha sonra… Ama bir baktım ki kendin gibi olamadığın zaman, her şey ‘emanet’ duruyor. İstediğin kadar para kazan, o da tatmin etmiyor. Ben parayı değil, kendim olmayı tercih ettim. Oyunculuğu bırakmayı bile göz aldım…

Peki ameliyata karar verince hemen “Gel” dediler mi?

- Hayır, tabii ki öyle değil. İki sene Çapa’ya gittim. Çeşitli testler yaptılar. Psikolojik tedavi uyguladılar. Ben her terapide hissettiklerimi anlattım. Bir süre sonra doktor kararıyla hormon almaya başladım, yedi aydır kullanıyorum. İki senenin sonunda da “Artık kadından, erkek bedenine geçmeye hazırdır” diye heyet raporu aldım. O rapor olmadan ameliyat olabilmek mümkün değil.

Ünlü olman ekstra sorun yarattı mı?

- E, o yüzden gündeme geldim. Ama unutmasınlar ki, benim de bir ailem var. Bu süreçte onların da hırpalanmasını istemiyorum.

Bu anlattıklarında ‘yanlış’ olan ne var ki? İnsanlar seni neyle suçluyorlar?

- Suçlama değil de çok alışılagelen bir durum değil. O yüzden…

Basında ve sosyal medyadaki kendinle ilgili haberleri okuyunca ne hissediyorsun?

- Benim hayatım, benim seçimim, benim cinsel organım… Kimseyi ilgilendirmez. Kimseye laf düşmez. Böyle düşünüyorum.

20130224-200801.jpg

---Reklamlar---

Etiketler: , ,

21 Yorum yapılmış " Rüzgar Erkoçlar Kimdir? "

  1. birsen diyor ki:

    ruzgar abı cok ıyı yapmıssın bnce o bunalımı okurken bıraz olsun yansıtıyosun yenı yasantında basarılarr

  2. askboceyi diyor ki:

    ben hayla shoktayim,inanamiyorum,boyle guzel bi kadin nasil erkek ola bilir?ama sonucda karar kendi karari beden kendi bedeni,bize ise yeni hayatinda basarilar dilemek duser,

  3. RÜZGAR diyor ki:

    adım rüzgar sizi gördükten sonra kendi adımdan nefret ettim!! bu nasıl bi wahşet lanet olsun sana !! okadar sıkıntı cekerken bi gün dua etseydin belkide suan bu halde olmazdın . kendini iyi hissetmek için yaptığın sey tüm türkiyeyi rezil etti. böylede mutlu olamayacaksın UNUTMA

  4. erol diyor ki:

    Duygu ve düşüncelerini bedenine hapseden Nil 26 yıl sonra içindeki prangaları parçalayarak özgürlüğüne kavuşmuştur.Ve rüzgarın savurduğu yere kendi özüne ulaşmıştır. Duygu ve düşüncelerine kilit vuran herkes Rüzgar gibi özgürlüğüne kavuşabilmek için mücadele etmelidir. Yeni yaşamında mutluluklar Rüzgara:)

  5. eser diyor ki:

    cesaretinden dolayı bir kadın olarak seni kutluyorum.bundan sonraki yaşamında güçlü bir erkek olacagına inanıyorum,kimsenin seni üzmesine müsade etme,bu hayat senin ve bir kez geleceksin dünyaya,kimse seni senden daha iyi tanıyamaz,daima mutlu ol.

    • basak diyor ki:

      herkesın basına gele bılır allah acısın …kendınce nasıl mucadeler vermıs.. allah yolunu acık etsın bu senın sevgını kucultmez

  6. ecemali diyor ki:

    insanlar özgür doğar ve özgür yaşar.Hayat senin hayatın kimse ne sıkıntılar çektiğini bilemez,eğer sen kendini hem fizyolojik hem ruhsal erkek olarak hissediyorsan ,ve tıpta bunu destekliyorsa kimseye laf düşmez zaten.Artık ülke olarak şahsi meseleleri ülke sorunu haline getirmemeyi öğrenmeliyiz.Evet toplumda yaşayan bireyleriz ama birbirmize bağlı yaşamıyoruz.Bizler insanız ,düşünnen varlıklarız koyun sürüsü değiliz.İnsan olarak mutlu olmayı hissetmek ve bu uğurda herşeyi yapabilmek için cesur bir yürek lazım,rüzgar seni ve aileni yürekten kutluyorum .Aile olarak birbirinize destek olduğunuz için

  7. incinehir diyor ki:

    erkeklerın bıle kadın gıbı oldugu bu ulkede cesaretınden dolayı senı tebrık ederım elbette karsı cıkanlar olucak tepkıler sen kafana takma hısettıgın gbı yasa RÜZGAR

  8. burcu diyor ki:

    oha yani ohaa başka bişe diyemiyorum sanaa

  9. reber diyor ki:

    sen kendini mahftn ya çok pişman olcan ama son pişmanlık fayda etmez bide sakalsız erkek olmaz kaytan gibi bıyk ların olcak elin sert olcak vucdn sert olcak oldu diye erkek mısın

  10. adı lazım değil diyor ki:

    yazıklar olsun türklerin yüz karası islamın yüz karası inş allah cezanı verecek istersen çok çirkin ol kadınlık sana yakışmasa bile allahın verdiği bedeni değiştirirsen zaten müslüman değilsin
    sana ahiiret hayatında başarılr dilerimmm

  11. adı lazım değil diyor ki:

    senin bedenin değil ALLAHIN verdiği beden ALLAHın verdiği can sen o bedenin emanetçisiydin emanete ihanet ettin öbür dünyada hesabini vereçen,cezasını çekecen bunu UNUTMA

  12. birsen,istanbul diyor ki:

    Herkesin gunahi sevapbi kendine.kimse kimsenin gunah borcunu odemeyecek oyuzden bence dini katmayın, hayirda şerde allahdan gelir, kimse kimşeyi eleştirmeşin cunku basimiza ne gelis bilemeyiz.bi bakmasiz cocugumuz cinsel anlamda elestirdgmz duruma gelmiş. Nil olmus ruzgar dogal cunku yaşam dgsyor ininsanlarin ic dunyasi nedn dgsmesin.her insan bir bireydir ıyi yada kötû kendi kasarlarini kendi tartar yasar.27.yasindayim bayanim bilemem ki yarin nasil bır hsle uyanicam.her bayanin muhakkak azda olsa erkeksi hssi uardir tipdada bu belı

  13. hayat diyor ki:

    Herkesin gunahi sevapbi kendine.kimse kimsenin gunah borcunu odemeyecek oyuzden bence dini katmayın, hayirda şerde allahdan gelir, kimse kimşeyi eleştirmeşin cunku basimiza ne gelis bilemeyiz.bi bakmasiz cocugumuz cinsel anlamda elestirdgmz duruma gelmiş. Nil olmus ruzgar dogal cunku yaşam dgsyor ininsanlarin ic dunyasi nedn dgsmesin.her insan bir bireydir ıyi yada kötû kendi kasarlarini kendi tartar yasar.27.yasindayim bayanim bilemem ki yarin nasil bır hsle uyanicam.her bayanin muhakkak azda olsa erkeksi hssi uardir tipdada bu zaten belı

  14. birsen,istanbul.hayat diyor ki:

    Elestirmeyelim,zaten kime ne senden benden birsey mi aldi is tedi,bizene bir 2 oynoyun oynadi diye izledik diye.ruzgari asalamak biz insanlara dusmez tamamen ailesini kendi yakinlarina düser.o kadar turkiye zor sartl ar altindayken bizene nilin ruzgar olmasindan.kendi yasam tarzi zevki ,bizi baglamaz ,kimene banane ,COKDA ABARTMAYİN,ABARTMAYALIM,ALT TARAFİ YASAM CİZGİSİ DGSDİ.İNSAZN Bİ nijlın O BİR İNSAN BİZİM GİBİ erkek yada bayan ne fark eder

  15. birsen,istanbul diyor ki:

    kimi kufur etmis kimi lanet okumus.arkasdasim pkk yi lanetleyin,zamlari lanetleyın

  16. birsen,istanbul diyor ki:

    Okadar cok dert uarken. Medya gazete almis nili cikmis yolnaptiysa yapti HERKESİN İC DUNYASİNDA NELER KOPUYOR BİLEMEYİZ OYUZDEN

  17. gizemli gözler diyor ki:

    ben ve bütün arkadaşlarım(en az 1000)nili çok seviyor takip ediyorduk ama artık yüzüne bile bakmak içimizden gelmiyor çünkü sen müslüman değilsin artık ve emanete hıyanet ettin senin gibisini ALLAH nasıl biliyorsa öyle yapsın.

  18. VATANDAŞIN BİRİ diyor ki:

    Burada ki durumu değerlendirirken:
    1-Kişinin geçmişte yaşadıklarını unutmayalım.
    2-Kişiye tedavi yöntemi sunulmuş mu?(Rehabilite)
    3-İlk önce Ailesi gözlemlerine dayanarak bir şey yapmamış mı, aynı zamanda bu devletin daha bir Ruh hastanesi olmadığını unutmayalım.

  19. gamze diyor ki:

    bence yapman gerekeni yaptin cesaretin icin seni tebrik ediyorum. ben ceşaret edemedim ve bu durumu kabul edip başka bir hayatı yaşadim. yeni hayatinda mutluluklar dılerim rûzgar :)

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap
DMCA.com Yandex.Metrica