Buradasınız : Ana Sayfa //Kitap Tavsiyeleri//Tuna Kiremitçi Gönül Meselesi Kitabı

Tuna Kiremitçi Gönül Meselesi Kitabı

Gönül Meselesi Tuna Kiremitçi

Ekim 2012, 204 sayfa,

Tuna Kiremitçi romanında toplumun bir kısmının yansıtılmadığı olgusu ile yazdığını, kullandığı kadın karakter de bunu vurgulamaya çalıştığını ve hayatımızın içinde ki karakterlere romanlarda daha sık yer verilmesi gerekliliğini katıldığı bir programda vurguladı.

Gönül Meselesi Kitabının ilk Sayfası

Barbar bir melek

Arda’nın rüyasındaki Ertuğrul, bir meleğe benziyordu.

Vaha gibi bir yerdi; yeşil ve ıtır kokulu. Ağaçların ortasında, sırtı dönük duruyordu. Gündoğumundan gelip her boydan yaprağın arasından zahmetle geçen bir ışık demeti, onu bölük pörçük aydınlatmıştı.

Kollarını kavuşturmuş, başını eğmişti. Eski bir heykeldi üstelik; yapıldığı su kemeri yer yer kararmıştı. Uzaklardan, çölün iç tarafından duyulan Kemani Sahak Efendi bestesi, sabah rüzgarının ağaçlardaki hışırtısını cevaplıyordu: Git artık, kendini çok sevdirmeden.

Yüzünü göremiyordu ama Ertuğrul olduğunu anlamıştı. Buda heykeline bile dönüşse bile tanırdı onu; insan sevdiğini yüzünden değil, yanındayken içinde uyanan duygudan tanıyordu.

Bakarken kalbi hasretle doldu; sanki en son yıllar önce görmüştü. Nedenini, dikkat edince anladı. Karşısındaki yirmi küsür yıl önceki Ertuğrul’du. İkisinin de genç olduğu, vahşi zamanlarına benziyordu.

Belki o an asıl hasreti, kendi genç haliydi. İnsan ilk aşkıyla karşılaşınca gençliğini hatırlıyordu. Kendini onu tanıdığı zamanki gibi hissediyor, hala öyle olduğu vehmine kaplıyordu. Aynalarda bekleyen acı gerçekle yüzleşmeden önceki her saniye tatlıydı, yaşamaya değerdi.

Tanıtım Bülteninden

“Hayat işte bunlardan ibaretti. Küçük bir kızın hasreti, bir kadının uyanışı, onun annesini gömdüğü gece ölümün gözlerine bakıp orada hayatı görmesi. Bunlar dışında hiçbir sır, hiçbir kehanet yoktu. İnsanın kendini bir nehrin akışına cesaretle teslim etmesi vardı.

Genç kızlığının odasındaki karyolaya uzandı. O kadar bilinçliydi ki, usulca yaklaşan uykunun ayak seslerini bile duyabiliyordu. Ama uykuya izin vermeden telefonu aldı eline, Ertuğrul’a yollanacak mesajı yazdı: “Şehirden ayrılma, konuşmamız gerekiyor.”

Bir yıkımın, bir kaybın ardından Eskişehir’deki baba evine sığınmıştır Arda. Eşi Ali’yi İstanbul’da bırakmış, onunla, hatta hayatla bağını koparmıştır. Bir yıl sonra İstanbul’a, yanında kendisine emanet edilen bir çocukla dönmeye karar verdiğinde nelerle karşılaşacağından habersizdir. Ali farklı bir boyuta geçmiş, hayatında yeni bir sayfa açmıştır. Arda’yı şaşırtan, bu değişimden çok, Ali’nin hayatına giren ‘öteki’nin kimliği olur. Arda mücadele mi edecek yoksa kendi yalnızlığını geçmişten çıkıp gelen bir başka erkekte dindirmeyi mi seçecektir?

Gönül Meselesi Tuna Kiremitçi

Gönül Meselesi Tuna Kiremitçi

 

Etiketler: , , , , , ,

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap
Yandex.Metrica
Paylaş