Buradasınız : Ana Sayfa //Kişisel Gelişim//Uzun Burnu Yüzünden Aşkını İtiraf Edemeyen – Edmond Rostand Eseri

Uzun Burnu Yüzünden Aşkını İtiraf Edemeyen – Edmond Rostand Eseri

Cyrano de Bergerac

çok uzun burnu yüzünden aşkını bir türlü itiraf edemeyen, yamam mı yaman, cesur mu cesur, kibar mı kibar bir silahşörün hayatı anlatılmaktadır

fransız dahi yazar edmond rostand ın yazmış olduğu sinema da ve özellikle de tiyatro sahnesinde çoğu kez temsili olan eserdir.1950 yılında sinemaya ilk kez uyarlanmış, 1951 yılında filmin başrol oyuncusu jose ferrer’e oscar ödülünü getirmiştir. 1990 yılında ise ünlü fransız oyuncu gerard depardieu tarafından tekrar canlandırılmıştır. özellikle cyrano’nun kendi zaaflarıyla savaştığı son sahne ve burnuyla dalga geçtiği tiradı dünya sineması ve tiyatrosu için bir fenomen haline gelmiştir .burun tiradını aksediyorum:

“bu kadarı az delikanlı. halbuki neler neler var söylenecek.asıl iş eda da.mesela bak, hoyratça,’burnum böyle olsaydı mösyö mutlak dibinden kestirirdim!’
dostça,’yana yatmaz mı?senden evvel davranıp kadehine batmaz mı?’
tarifle,’burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!
mütecessis, ‘acaba ne işe yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir, izah et?’
zarifhane, ‘kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasın diye yavrucaklar, temelli tünek kurmuşsunuz!’
pürneşe, ‘birader şu koskocaman burunla türün içince, komşu yangın var demiyor mu?’
müdebbir; ‘aman yavrum! bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!’ müşfik, ‘yaptırın ona küçük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye’
alimane, ‘görmüşüm aristophanes’de belki hippocampelephantocamelos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş!sen ne dersin?’
nobran, ‘zaten bilirim, sen misafir seversin, bu şapka asmak için mükemmel icat!’
şairane, ‘ey burun, bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgar bulunamaz, karayel müstesnadır!’ hazin, ‘bir de kanarsa, kızıldeniz! ne bela! hayran, ‘lavantacıya ne mükemmel tabela!’
lirik, “bu tanrıların bindiği bir gemidir!”
safiyane, ‘abide ne günleri gezilir?’
hürmetkarane, ‘mösyö, kibarsınız muhakkak, yoksa var mı cumba sahibi olmak’
köylü, ‘vış anam! bu ne? bilmem guş muh, balık mıh? yoğusa tohuma kaçmış bir salatalıh mı?’
sivri akıllı, ‘bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?’
ve hıçkıra hıçkıra nihayet, pyrame gibi, “bu ne felaket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibinin, şimdi de utancından nasıl da kızarıyor, bak hain!’
olsaydı biraz nükte biraz malumatınız işte karşıma geçer bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar neyleyeyim cenabıhak ihsan buyurmamışlar! zaten bir parça icat kudreti olsa bile böyle seçkin muhterem huzzar önünde hele bana bu şakaları yapmazdınız elbet. ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan bir tekinin en ufak başlangıcı çıkardı karşınıza bergerac’ın kılıcı! ben bunları söylerim, oldukça belagatla. başkasından dinlemem fakat tekini bile”

Etiketler:

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap
Yandex.Metrica