Buradasınız : Ana Sayfa //Kitap Tavsiyeleri//Yalnızlık Sek İçilir Ahmet Demir

Yalnızlık Sek İçilir Ahmet Demir

Ahmet Demir Yalnızlık Sek İçilir

Yazar Ahmet Demir’in birbirinden bağımsız hikayelere yer verdiği yeni kitabı Yalnızlık Sek İçilir kısa zamanda büyük ilgi gördü. Ahmet Demir’in yaşama dair bir çok hikayeyi farklı karakterlerle ele aldığı son kitabı Yalnızlık Sek İçilir bir solukta okunacak cinsten. Ayrıca sosyal ağlarda herkesin güzel ve anlamlı mesajlar için kullanabileceği türden bir çok cümleye sahip olması da Yalnızlık Sek İçilir kitabına olan ilgiyi daha da arttırdı. İşte o sözlerden biri : Sen vazgeçersin de, gönül vazgeçer mi bilinmez.

Küskün değilim sana, kızgınlığım da geçti, ama kırgınlığım geçer mi bilmiyorum.
Biz yalancı baharlara inanıp açan iki çiçeğiz, papatya mevsimine aldanıp, fallara kanmışız o kadar. Ne kadar kuru ayaz varsa hepsine dayanmış, hafif bir sonbahar rüzgârıyla solmuşuz.
Şimdi faydası olmayan teselliler aldım yüreğime, bir adım sonra nereye gideceğim, onu bile bilmiyorum. Bildiğim tek şey, kelimelere dökemediğim duyguların efendisi olduğun.

“Aşkı tanıdım, yaşadım ve yanıldım… Sen de oradaydın”
(Tanıtım Bülteninden)

İÇİNDEKİLER
Teşekkür…13
Önsöz…15
Tesadüfen Aşk…17
Gönderilmeyen Mektup…26
Kiremit Tozu…29
Ezberim Gözlerin Olmuş…34
İçindeki Düşman…37
Sümüklü Osman…41
Büyüyeceksin…49
Kum Tanesi…52
Bowling Turnuvası…55
Meçhul…62
Hoşça kal Sevgilim…66
Sarı Tavşan…69
Yalnızlar Rıhtımı…79
Sanmak ve Yanılmak…81
Mutlulukların Yedek Anahtarı…85
Begonya Pastanesi…87
Duygu Mektebi…96
Düşler Sahnesi…98
En İyi Arkadaşım…100
Kökümüz Sevgi…109
Dünya Kitabı…112
Mavi Masa…116
Günlüğümden…122
Sadece Kalp…124
Eksik Parçamız…128
Ah Be Gönlüm…131
Yenibosna Parkı…134
Sisler İçinde Veda…140
Martı Gibi Cesur…142
Vazgeçilemeyen…145
Şüphe…147
Son Not…151
Anlayabilir misin?…156
Bilmiyorum…159
Kırmızı Cennet…161
Renkler Tenlerde Gizlidir…164
Korkak Âşık…167
Aşk Felci…175
Hayat Gibi…177
Seni Düşünüyorum…182
Geçeceksin Elbet…185
Kalp Ağrım…186
Ölümüne İnsanız…188
Mesafeler…191
Dudaklar…195
Gece Kelimeleri…197
Ne Zormuş Susmak…200
Özür Dilerim…203
Zamanın Sen Hali…204
Biraz Daha İyiyim…207
Yeter ki Sen İste…209
Hatırlar mısın?…211
Senden Sonra…214
Aşk Kokusu…216
Son Nokta…218
Yolun Sonu…219
Babama…221
Son Söz…223

TEŞEKKÜR

Kitabımı yazmaya başlarken Allah’ın adı ve selamıyla başladım. Allah’a şükürler olsun bu kitabı bitirmemi nasip etti.

Hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğim anneme, biricik eşime, güzel prensesim kızıma ve yakışıklı oğluma yanımda oldukları için teşekkürler.

Ufkumu açan ve desteğini benden hiç esirgemeyen Ertürk Akşun Bey’e, bu kitabı yazmama vesile olup beni cesaretlen­diren sevgili dostum Kâmuran Akdemir’e ve beni Destek ai­lesiyle tanıştıran Yelda Cumalıoğlu’na binlerce teşekkürler.

Son olarak bana en güzel sermayenin temiz bir kalp ol­duğunu öğreten babama binlerce teşekkürler. Nur içinde yat babacığım…

ÖNSÖZ

Şu an bu kitap elinizdeyse hayalim avuçlarınızın arasında demektir. Sayfalan çevirdikçe sizi yüreğimin kelimeleri kar­şılayacak. Size aşktan, sevgiden ve hayallerden bahsedecek. Sayfalarda ilerledikçe, duygulanacağınız ve kalbinizden par­çalar bulacağınız öyküler okuyacaksınız. Umacım aynı duy­guları paylaşır, kitabın son noktasına kadar beraber oluruz…

Mutluluk, sevmektir. İnandığın doğrular için umutla ha­yata sarılmaktır.

Vazgeçmeyeceğiniz en önemli şey sevmek olsun…

Sevgilerimle…

TESADÜFEN AŞK

Gecenin koynundan süzülen sabah, güneşine teslim olmuş. Almış umutlan sırtına, gözünü umutla açan­lara selam eder gibi, çalıyor kapılarını…

Kapılar yeni umutlar için açılırken, benim kapım yerine, telefonum çalıyordu. Sabahın bu saatinde kim arayabilirdi ki beni? İyi bir şey için çalmadığına emindim.

Hani bazen telefonunuz çaldığında kötü bir şey olacağını hissedersiniz ya işte öyle…

Ben de hissetmiştim. Arayanın kim olduğuna bile baka­madım. Elim telefonuma gitmedi, açmak istemedim. Yorgun bir yüreğin parçalanması için çalan alarm, çalar saatti sanki.

Sabahın bu saatlerinde her zaman aklımda olan birini arardım, günaydın demek, sesini duyup gülümsemek için… Telefonum çalarken, kalbimin heyecandan çarpmasına ne­den olan sadece bir kişi vardı. Her aradığında aynı heyecanı, aynı acemiliği yaşadığım biri…

Canım!

“Canım” diye kaydetmiştim ismini, çünkü o yaşadığımı hissettiren, yaşama nedenimdi..

Yıllar önce yanlış bir cevapsız çağrı sayesinde tanışmıştık. Telefonum iki defa çalmış, kime ait olduğunu bilmediğim bir numara aramıştı. Yabancı numara takıntım olduğu için me­rak edip beş dakika sonra aradım.

Ah o merak!

“Alo.”

“Efendim?”

“Beni aramışsınız, kimsiniz?”

“Çok özür dilerim, galiba yanlışlıkla aradım.”

“Peki, önemi yok, iyi günler” diyerek telefonu kapattım.

Aramızda kısa bir konuşma geçmişti, konuşurken belli et­mesem de sesinden etkilenmiştim.

Telefonu kapattıktan sonra, onun numarasına bakarken buldum kendimi. Nasıl bir sesti, o nasıl bir kibarlıktı?

Altı üstü telefon numarası, insan neden uzun uzun bakar ki?

Sadece rakam. Sadece numara…

İçime o düşmüştü ve sesi…

On dakika geçmiş, hiç tanımadığım birini düşünüp se­bepsizce gülüyordum. Atamayı düşünmedim, belki de dü­şündüm bilmiyorum. Ama tekrar yanlışlıkla araması için ne kadar çok dua ettiğimi gayet iyi hatırlıyorum.

Aradan bir gün geçti, telefon numarasını kaydetmiştim. Hiç ümidim kalmamıştı, numarasına bakarken gülmek yeri­ne, tam aksine suratım asılıyordu.

Kızar gibi!

Neye kızdığımı bile bilmiyordum ama kızıyordum.

Gece 01.35

Elime telefonu almış sebepsizce baktığım bir gece…

Biraz sarhoştum galiba, gözlerim onun numarasına takıl­dı. İçimden bir ses, mesaj yaz diye fısıldıyor ve susmuyordu. Kendi kendime deli misin ne yazacaksın derken mesaj bölü­münü açtım. Ve o şekilde yarım saat bekledim.

Saat 02. 10

Telefon hâlâ elimdeydi, boş mesaj kutusuna bakıp gülü­yordum. Ne yazabilirdim ki? Gecenin o saatinde ne diyebi­lirdim?

Nokta koyup mesaj atmayı düşündüm önce, aptallığımın zirve yaptığı saatler. Aklım firar etmişti sanki. Düşünsenize, size gecenin o saatinde nokta mesajı geliyor. Affedilemez…

Sonra gülümseyerek “Neden tekrar yanlışlıkla aramadı­nız?” mesajını yazdım. Gönder tuşuna bir türlü parmağım gitmiyordu. Kalbim duracak gibiydi. O şekilde de yarım saat daha bekledim…

Saat 02.45

Artık ne olursa olsun o mesajı göndereceğim deyip titrek parmağımla gönder tuşuna bastım. Nasıl bir heyecandı bu, delirmiş gibiydim. Elimde akrep varmış gibi hemen telefonu atıp, bir köşeye çekildim.

Bu duyguyu nasıl tarif edersiniz bilmiyorum ama o gece odamda üç kişiydik. Ben, telefonum ve o…

Yalnızlık Sek İçilir

Yalnızlık Sek İçilir

Etiketler: , , , , ,

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap
Yandex.Metrica