Buradasınız : Ana Sayfa //Güncel Haberler//Yaşamdan Yansımalar – Prizma

Yaşamdan Yansımalar – Prizma

yaşamdan yansımalar-prizma-resim-ışık

Yansıma denilince ilk akla gelen ışığın yüzeye düşmesi ve aynı ortam içinde yolunu değiştirmesi gelir. Yaşamımızı yüzey, başımıza gelen yada yaptıklarımızı da ışık gibi kabul edersek yaşamımızdan nasıl yansımalar çıkar acaba diye düşünürken, yüzey olarak prizma olursak nasıl olur sorusu aklıma takıldı.
(Işık prizmasına gönderilen ışık prizmayı renklerine ayrılmış olarak terkeder.Kırmızı,turuncu,sarı,yeşil,mavi ve mor olarak sıralanan bu temel renkler birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış olarak gözlenmez.Çok sayıdaki ara tonlarda iç içe geçmiş durumda gözlenir.Beyaz ışığın burada gözlediğimiz biçimde renklerine ayrılması ışığın yayılma ortamını değiştirmesindendir.)

Bu konuyu biraz araştırınca da bu teorik bilgileri yaşamdan yansımalarımızda nasıl olumlu kullanırız üzerine kafa yormaya başladım.Prizma gibi olursak eğer, hayatımızda karşılaştığımız şeyleri renklerine ayırabilir ve bunun sonucunda en güzel rengi görebilirmiydik ? Sanırım bu durum bizi en kötü durumda bile iyimser olmaya, olayların hep iyi yönünü bulmaya, bizdeki kötü etkilerini göstermeden hep pozitif olarak mutlu olma ve mutlu etmeye bir adım daha yaklaştıracaktır. Aşağıdaki hikayeyi de bu konuyla paralel olmasından ötürü paylaşmayı uygun gördüm. Yaşamdan yansımalarınız hep güzel ve mutluluk üzerine olsun…

yaşamdan yansımalar-resim-ağaçJerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile!
Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyordu? Birisi nasıl olduğunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep… “Bomba gibiyim.”
Jerry bir doğal motivasyoncuydu. Yanında çalışanlardan biri, o gün kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.
Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni. Bir gün jerry’ye gittim. “Anlayamıyorum,” dedim. “Nasıl olur da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasıl başarıyorsun bunu?”
“Her sabah kalktığımda kendi kendime ‘Jerry bugün iki seçimin var: Havan ya iyi olacak, ya kötü’ derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda gene iki seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak.”Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, gene iki seçimim var: Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben hayatın olumlu yanlarını göstermeyi seçerim.”

“Yok yahu”, diye karşı çıktım. “Bu kadar kolay yani?”
“Evet, kolay,” dedi Jerry. “Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin… Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin!”
Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu, uzun yıllar görmedim. Ama, hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırladım.
Yıllar sonra, Jerry’nin başına çok tatsız bir şey geldi. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry’yi delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hala vücudundaymış.
Ben onu, olaydan altı ay sonra gördüm. “Nasılsın?” diye sorduğumda, “Bomba gibiyim,” dedi. “Bomba gibi!”
“Olay sırasında neler hissettin Jerry?” dedim. “Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim, ya ölümü… Ben yaşamayı seçtim,” dedi.
“Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi?” diye sordum. “Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep ‘İyileşeceksin merak etme’ dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerlerken, doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana ‘Bu adam ölmüş’ diyordu. Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten.”
“Ne yaptın?” diye merakla sordum. ” Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu. ‘Evet’ diye yanıt verdim. ‘Var.’ Doktorlar ve hemşireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi toparladım ve bağırdım: ‘Benim kurşunlara alerjim var!“
“Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım. Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil!”
Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni ders oldu.
Her gün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim. Ve her şeyin kendi seçimimize bağlı olduğunu

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Copyright © 2011 Yaşamdan Yansımalar | Eneger.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap
Yandex.Metrica
Paylaş